Bir bebeğin dünyaya gelmesi çoğunlukla mutlulukla ilişkilendirilir. Ancak doğum sonrası dönem anne için aynı zamanda büyük fiziksel, hormonal ve psikolojik değişikliklerin yaşandığı bir süreçtir.

Uykusuzluk, yeni sorumluluklar, bebeğin bakımı ve doğum sonrası fiziksel iyileşme nedeniyle zaman zaman yorulmak, kaygılanmak veya duygusal hissetmek oldukça yaygındır.

Ancak bazı kadınlarda yaşanan duygu değişiklikleri sıradan bir lohusalık sürecinden daha yoğun ve uzun süreli olabilir.

Sürekli ağlama isteği, hiçbir şeyden keyif alamama, yoğun kaygı, kendisini yetersiz bir anne gibi hissetme, bebeğe bağlanmakta zorlanma veya hayatın anlamsız geldiğini düşünme gibi belirtiler doğum sonrası depresyon açısından değerlendirilmesi gereken işaretler olabilir.

Doğum sonrası depresyon tedavi edilebilir bir ruhsal sağlık durumudur. Belirtilerin erken fark edilmesi hem annenin hem bebeğin ve ailenin iyilik hali açısından önemlidir.

Doğum Sonrası Depresyon Nedir?

Doğum sonrası depresyon, doğumdan sonra ortaya çıkabilen depresif bir dönemdir.

Tıbbi literatürde postpartum depresyon olarak da adlandırılır.

Gebelik sırasında veya doğum sonrasında gelişen depresif tablolar daha geniş anlamda perinatal depresyon kavramı içerisinde ele alınabilir.

Doğum sonrası depresyon yalnızca annenin üzgün olması anlamına gelmez.

Kişinin

  • duygu durumunu
  • uyku düzenini
  • enerjisini
  • düşüncelerini
  • günlük işlevselliğini
  • bebeğiyle ilişkisini

etkileyebilir.

Bazı annelerde yoğun kaygı belirtileri depresif belirtilerden daha belirgin bile olabilir.

Doğum Sonrası Depresyon Ne Zaman Başlar?

Doğum sonrası depresyon için herkeste geçerli tek bir başlangıç zamanı yoktur.

Belirtiler doğumdan sonraki ilk haftalarda başlayabileceği gibi daha sonraki aylarda da ortaya çıkabilir.

ACOG, postpartum depresyonun doğumdan sonraki ilk yıl içerisinde gelişebileceğini ve en sık ilk birkaç hafta içerisinde başladığını belirtmektedir. NHS de belirtilerin gebelik sırasında, doğumdan kısa süre sonra veya bebeğin doğumundan sonraki bir yıl içerisinde başlayabileceğini ifade etmektedir.

Bu nedenle

“Doğumun üzerinden üç ay geçti, artık doğum sonrası depresyon olamaz.”

şeklinde düşünmek doğru değildir.

Belirtilerin doğumdan haftalar veya aylar sonra ortaya çıkması mümkündür.

Lohusalık Hüznü Nedir?

Doğumdan sonraki ilk günlerde yaşanan her duygusal değişiklik depresyon değildir.

Birçok anne doğumdan sonraki ilk günlerde

  • ağlama isteği
  • hassasiyet
  • endişe
  • sinirlilik
  • duygusal dalgalanma
  • kendisini bunalmış hissetme

yaşayabilir.

Bu durum yaygın olarak lohusalık hüznü veya “baby blues” olarak adlandırılır.

ACOG’a göre bu belirtiler sıklıkla doğumdan yaklaşık 2–3 gün sonra başlayabilir ve genellikle birkaç gün ila 1–2 hafta içerisinde hafifler.

Lohusalık Hüznü ile Doğum Sonrası Depresyon Arasındaki Fark Nedir?

İki durumun birbirinden ayrılması önemlidir.

Lohusalık hüznünde belirtiler genellikle hafiftir ve kısa sürede geriler.

Anne zaman zaman ağlayabilir veya kendisini hassas hissedebilir ancak günlük yaşamını ve bebeğin bakımını büyük ölçüde sürdürebilir.

Doğum sonrası depresyonda ise belirtiler daha yoğun olabilir.

Örneğin

  • çökkünlük sürekli hale gelebilir
  • hiçbir şeyden keyif alınmayabilir
  • bebeğe bakım vermek çok zor gelebilir
  • yoğun suçluluk hissedilebilir
  • kaygı kontrol edilemez hale gelebilir
  • uyku problemi bebeğin uyuduğu zamanlarda bile devam edebilir.

NIMH, iki haftadan uzun süren veya şiddetli seyreden üzüntü ve kaygı belirtilerinin postpartum depresyon açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Doğum Sonrası Depresyon Belirtileri Nelerdir?

Doğum sonrası depresyon belirtileri kişiden kişiye değişebilir.

Sık görülebilecek belirtiler arasında

  • sürekli mutsuz veya çökkün hissetmek
  • sık ağlamak
  • hiçbir şeyden keyif alamamak
  • yoğun yorgunluk
  • enerji kaybı
  • umutsuzluk
  • değersizlik hissi
  • suçluluk
  • kendisini yetersiz anne olarak görmek
  • sürekli endişeli olmak
  • huzursuzluk
  • sinirlilik
  • konsantrasyon güçlüğü
  • karar vermekte zorlanmak
  • uyku problemleri
  • iştah değişiklikleri
  • bebeğe bağlanmakta zorlanmak
  • bebeğe bakamayacağı konusunda yoğun korku
  • ölüm veya kendine zarar verme düşünceleri

bulunabilir.

Her annede bütün belirtilerin ortaya çıkması beklenmez.

Sürekli Ağlamak Doğum Sonrası Depresyon Belirtisi mi?

Olabilir ancak tek başına depresyon anlamına gelmez.

Doğum sonrasında hormonal değişiklikler, yorgunluk ve uykusuzluk nedeniyle ağlama eğiliminde geçici artış görülebilir.

Önemli olan bunun

  • ne kadar sürdüğü
  • ne kadar yoğun olduğu
  • başka depresif belirtilerin eşlik edip etmediği
  • annenin günlük yaşamını etkileyip etkilemediğidir.

Ağlama, umutsuzluk, keyif alamama ve yoğun yetersizlik düşünceleri haftalar boyunca devam ediyorsa değerlendirme alınması önemlidir.

Bebeğimi Sevmiyorum Gibi Hissetmek Depresyon Belirtisi Olabilir mi?

Doğum sonrasında her annenin bebeğiyle aynı anda ve aynı yoğunlukta duygusal bağ kurması beklenmez.

Bazı annelerde bağ zaman içerisinde gelişebilir.

Ancak doğum sonrası depresyon yaşayan bazı kişiler

  • bebeğe karşı uzaklık
  • duygusal kopukluk
  • bebeğiyle ilgilenirken hiçbir şey hissetmeme
  • bağ kurmakta zorlanma

yaşayabilir.

NIMH, bebeğe duygusal bağ kurmakta zorlanmayı postpartum depresyonda görülebilen belirtilerden biri olarak belirtmektedir.

Bu durum kişinin “kötü anne” olduğu anlamına gelmez. Yaşanan ruhsal tablonun bir parçası olabilir ve profesyonel değerlendirme gerektirebilir.

“İyi Bir Anne Değilim” Düşüncesi Neden Olur?

Yeni annelik döneminde birçok kişi bebeğin bakımını doğru yapıp yapmadığını sorgulayabilir.

Ancak postpartum depresyonda bu düşünceler çok daha yoğun hale gelebilir.

Kişi sürekli olarak

“Bebeğime yetemiyorum.”

“Ben kötü bir anneyim.”

“Herkes benden daha iyi yapıyor.”

“Bebeğim bensiz daha iyi olurdu.”

şeklinde düşünebilir.

Bu düşünceler yoğun suçluluk, değersizlik ve umutsuzluk duygularıyla birlikte görülebilir.

Özellikle “Bebeğim bensiz daha iyi olur” gibi düşünceler ciddiye alınmalı ve profesyonel destek geciktirilmemelidir.

Doğum Sonrası Depresyonda Kaygı Olur mu?

Evet.

Doğum sonrası depresyonda kaygı oldukça belirgin olabilir.

Anne sürekli olarak

  • bebeğin nefes alıp almadığını kontrol edebilir
  • bebeğin başına kötü bir şey geleceğinden korkabilir
  • yalnız kalmaktan çekinebilir
  • bebeğin sağlık durumuyla ilgili aşırı endişe yaşayabilir
  • küçük belirtileri ciddi hastalık olarak yorumlayabilir.

NIMH, perinatal depresyonda yoğun kaygının da temel belirtilerden biri olabileceğini belirtmektedir.

Yoğun kaygı bazen depresyonla birlikte bulunabilir, bazen de farklı doğum sonrası kaygı bozukluklarının değerlendirilmesini gerektirebilir.

Doğum Sonrası Depresyonda Uyku Nasıl Olur?

Yeni doğmuş bir bebeğin bakımında uykunun bölünmesi beklenen bir durumdur.

Bu nedenle yalnızca az uyumak postpartum depresyon anlamına gelmez.

Daha dikkat çekici olan durum annenin bebeği uyurken ve uyuma fırsatı varken bile uyuyamamasıdır.

Kişi yatağa uzandığında zihnindeki düşünceler nedeniyle uyuyamayabilir.

Bazı kişilerde ise tam tersine aşırı uyuma isteği görülebilir.

NIMH ve NHS, uyuma fırsatı bulunduğu halde uyuyamamanın postpartum depresyon belirtileri arasında olabileceğini belirtmektedir.

Doğum Sonrası Depresyon Neden Olur?

Doğum sonrası depresyonun tek bir nedeni yoktur.

Birçok biyolojik, psikolojik ve çevresel faktör birlikte etkili olabilir.

Doğum sonrasında östrojen ve progesteron gibi hormonların düzeylerinde hızlı değişiklikler meydana gelir.

Bunun yanında

  • yoğun uykusuzluk
  • doğum sonrası fiziksel iyileşme
  • bebeğin bakım sorumluluğu
  • sosyal destek eksikliği
  • ilişki problemleri
  • ekonomik sorunlar
  • zor veya travmatik bir doğum
  • bebeğin sağlık sorunları
  • geçmiş psikiyatrik hastalıklar

riski etkileyebilir.

ACOG, hormonal değişikliklerin yanı sıra geçmiş depresyon öyküsü, yoğun yorgunluk, sosyal destek eksikliği ve stresli yaşam olaylarını postpartum depresyonla ilişkili faktörler arasında belirtmektedir.

Kimlerde Doğum Sonrası Depresyon Riski Daha Yüksektir?

Doğum sonrası depresyon herhangi bir annede gelişebilir.

Ancak bazı durumlarda risk daha yüksek olabilir.

Örneğin

  • daha önce depresyon geçirmiş olmak
  • gebelik sırasında depresyon yaşamak
  • daha önce postpartum depresyon geçirmek
  • bipolar bozukluk öyküsü
  • ailede depresyon veya bipolar bozukluk bulunması
  • ciddi yaşam stresi
  • yetersiz sosyal destek
  • ilişki sorunları
  • bebeğin erken veya sağlık problemiyle doğması

risk açısından dikkate alınabilir.

Risk faktörünün bulunması mutlaka depresyon gelişeceği anlamına gelmez.

Doğum Sonrası Depresyon Bebeğe Zarar Verir mi?

Tedavi edilmeyen ciddi depresyon annenin günlük yaşamını ve bebeğin bakımını zorlaştırabilir.

Anne

  • bebeğin ihtiyaçlarına yanıt vermekte
  • kendi temel ihtiyaçlarını karşılamakta
  • uyku ve beslenme düzenini sürdürmekte
  • sağlık kontrollerine devam etmekte

zorlanabilir.

Bununla birlikte postpartum depresyon tedavi edilebilir.

Bu nedenle belirtileri saklamak veya “Ben bunu tek başıma atlatmalıyım” diye düşünmek yerine destek almak önemlidir.

Bebeğe Zarar Verme Düşüncesi Olursa Ne Yapılmalı?

Doğum sonrasında istenmeyen ve kişiyi korkutan düşünceler farklı ruhsal durumlarda ortaya çıkabilir.

Ancak kişinin kendisine veya bebeğine zarar verme düşünceleri bulunuyorsa bu durum mutlaka profesyonel olarak değerlendirilmelidir.

Özellikle kişi bu düşünceleri gerçekleştirebileceğinden endişe ediyorsa yalnız bırakılmamalı ve acil sağlık desteği alınmalıdır.

NIMH, kendine veya bebeğe zarar verme düşüncelerini perinatal depresyonda acil değerlendirme gerektiren belirtiler arasında saymaktadır.

Doğum Sonrası Psikoz Nedir?

Doğum sonrası psikoz, postpartum depresyondan farklı ve çok daha acil bir psikiyatrik tablodur.

Belirtiler genellikle doğumdan sonra hızla başlayabilir.

Kişide

  • olmayan sesleri duyma
  • olmayan şeyleri görme
  • gerçeklikle uyuşmayan güçlü inançlar
  • ciddi kafa karışıklığı
  • paranoya
  • aşırı enerji ve mani belirtileri
  • belirgin davranış değişiklikleri

ortaya çıkabilir.

NHS’ye göre postpartum psikoz sıklıkla doğumdan sonraki ilk iki hafta içerisinde ani şekilde başlar ve tıbbi acil durum olarak değerlendirilmelidir.

Bu belirtiler bulunduğunda rutin psikiyatri randevusu beklenmemeli ve acil sağlık hizmetine başvurulmalıdır.

Doğum Sonrası Depresyon Ne Kadar Sürer?

Süre kişiden kişiye değişebilir.

Bazı kişiler uygun destek ve tedaviyle birkaç ay içerisinde belirgin biçimde iyileşebilirken bazı kişilerde belirtiler daha uzun sürebilir.

NHS, doğum sonrası depresyonun tedaviyle çoğunlukla iyileştiğini ancak bazı kişilerde daha uzun devam edebildiğini belirtmektedir.

Bu nedenle belirtilerin kendiliğinden geçmesini uzun süre beklemek yerine erken değerlendirme almak önemlidir.

Doğum Sonrası Depresyon Kendiliğinden Geçer mi?

Lohusalık hüznü çoğu zaman birkaç gün veya iki hafta içerisinde kendiliğinden hafifleyebilir.

Doğum sonrası depresyon ise daha uzun ve daha ağır seyredebilir.

Özellikle

  • belirtiler iki haftadan uzun sürüyorsa
  • giderek kötüleşiyorsa
  • bebeğin bakımını etkiliyorsa
  • annenin kendisine bakım vermesini zorlaştırıyorsa

profesyonel destek alınması önemlidir.

NIMH, postpartum depresyonun tedavi gerektirebildiğini ve lohusalık hüznünden farklı olarak genellikle yalnızca beklemekle düzelmeyebileceğini vurgulamaktadır.

Doğum Sonrası Depresyon Nasıl Tedavi Edilir?

Tedavi belirtilerin şiddetine, annenin sağlık durumuna ve bireysel ihtiyaçlarına göre planlanır.

Tedavide

  • psikoterapi
  • antidepresan tedavisi
  • sosyal destek
  • uyku ve günlük yaşamın desteklenmesi
  • gerekli durumlarda daha yoğun psikiyatrik tedavi

kullanılabilir.

ACOG ve NHS, psikoterapi ve antidepresanların postpartum depresyon tedavisinde kullanılabilen temel seçenekler arasında olduğunu belirtmektedir.

Hangi tedavinin uygun olduğuna psikiyatrik ve tıbbi değerlendirme sonucunda karar verilmelidir.

Emzirirken Antidepresan Kullanılabilir mi?

Bu soru doğum sonrası depresyonda en sık merak edilen konulardan biridir.

Bazı antidepresanlar emzirme döneminde kullanılabilir. Ancak ilacın seçimi

  • annenin belirtilerine
  • daha önce kullandığı ilaçlara
  • bebeğin durumuna
  • emzirme şekline
  • ilacın özelliklerine

göre değerlendirilmelidir.

ACOG, antidepresanların anne sütüne farklı miktarlarda geçebileceğini ve ilaç kullanımıyla emzirmenin yarar ve olası risklerinin bireysel olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Bu nedenle emziren bir annenin kendi kendine antidepresan başlaması veya mevcut ilacını bırakması uygun değildir.

Doğum Sonrası Depresyon İçin Psikoterapi Faydalı mı?

Evet.

Psikoterapi postpartum depresyon tedavisinin önemli seçeneklerinden biridir.

Terapide

  • annelikle ilgili yoğun suçluluk
  • yetersizlik düşünceleri
  • kaygılar
  • yaşam değişikliklerine uyum
  • partner ilişkisi
  • sosyal destek
  • stresle baş etme

gibi alanlar üzerinde çalışılabilir.

Tedavi ihtiyacına göre psikoterapi tek başına veya ilaç tedavisiyle birlikte uygulanabilir.

Eş ve Aile Nasıl Destek Olabilir?

Doğum sonrası depresyonda yakın çevrenin desteği oldukça önemlidir.

“Her anne bunları yaşıyor.”

“Mutlu olman gerekiyor.”

“Bebeğin sağlıklı, neden üzülüyorsun?”

gibi ifadeler kişinin yaşadığı sıkıntıyı küçümsenmiş hissetmesine neden olabilir.

Bunun yerine aile üyeleri

  • annenin duygularını yargılamadan dinleyebilir
  • bebeğin bakımında görev alabilir
  • annenin uyuması ve dinlenmesi için destek olabilir
  • ev işlerini paylaşabilir
  • gerektiğinde profesyonel yardım almasını destekleyebilir.

Bazen belirtilerdeki değişikliği annenin kendisinden önce partneri veya ailesi fark edebilir.

Baba da Doğum Sonrası Depresyon Yaşayabilir mi?

Evet.

Doğum sonrası dönemde yalnızca annelerde değil babalarda ve partnerlerde de depresif belirtiler görülebilir.

NHS, baba ve partnerlerin de bebeğin doğumundan sonra depresyon yaşayabileceğini belirtmektedir.

Uyku düzenindeki bozulma, artan sorumluluklar, ekonomik baskı ve yaşam düzenindeki büyük değişiklikler ruh sağlığını etkileyebilir.

Bu nedenle partnerde uzun süreli depresif belirtiler varsa onun da profesyonel destek alması gerekebilir.

Doğum Sonrası Depresyon Testi Tanı Koyar mı?

Postpartum depresyonun değerlendirilmesinde bazı tarama ölçeklerinden yararlanılabilir.

Ancak bir test sonucu tek başına tanı koymaz.

Psikiyatrik değerlendirmede

  • belirtilerin ne zaman başladığı
  • ne kadar sürdüğü
  • uyku ve iştah
  • kaygı düzeyi
  • bebeğe bağlanma
  • geçmiş psikiyatrik öykü
  • kullanılan ilaçlar
  • kendine veya bebeğe zarar verme düşünceleri

birlikte değerlendirilir.

Ölçekler değerlendirmeye yardımcı araçlardır.

Ne Zaman Psikiyatriste Başvurulmalı?

Doğum sonrası duygusal değişikliklerin birkaç günden uzun sürmesi her zaman depresyon anlamına gelmez.

Ancak belirtiler iki haftadan uzun sürüyor veya giderek ağırlaşıyorsa psikiyatrik değerlendirme düşünülebilir.

Özellikle

  • hiçbir şeyden keyif alamama
  • sürekli umutsuzluk
  • yoğun suçluluk
  • bebeğe bağlanmakta güçlük
  • bebeğin bakımını yapamayacağını düşünmek
  • uyuma fırsatı olduğu halde uyuyamamak
  • yoğun kaygı
  • günlük yaşamı sürdürememek

gibi belirtiler varsa destek alınması önemlidir.

ACOG, postpartum depresyondan şüpheleniliyorsa rutin doğum sonrası kontrolü beklemeden sağlık profesyoneline başvurulmasını önermektedir.

Hangi Belirtilerde Acil Yardım Gerekir?

Aşağıdaki durumlarda acil değerlendirme gerekir:

  • kendine zarar verme düşüncesi
  • bebeğe zarar verme düşüncesi veya bunu yapabileceğine dair endişe
  • intihar düşünceleri
  • olmayan sesleri duyma veya görüntüler görme
  • gerçeklikle uyuşmayan inançlar
  • ciddi kafa karışıklığı
  • belirgin mani veya kontrolsüz davranışlar.

Özellikle postpartum psikoz belirtileri psikiyatrik acil durumdur.

Bu durumda kişi yalnız bırakılmamalı ve acil sağlık hizmetine başvurulmalıdır.

Ankara Psikiyatrist Değerlendirmesinde Doğum Sonrası Depresyon

Ankara psikiyatrist arayışında olan ve doğum sonrasında depresyon veya yoğun kaygı belirtileri yaşayan kişiler için kapsamlı değerlendirme önemlidir.

Psikiyatri görüşmesinde

  • gebelik sürecindeki ruh hali
  • doğumun nasıl geçtiği
  • belirtilerin ne zaman başladığı
  • uyku ve iştah
  • bebeğe ilişkin düşünceler
  • annenin sosyal destek sistemi
  • geçmiş depresyon veya kaygı öyküsü
  • bipolar bozukluk öyküsü
  • kullanılan ilaçlar
  • emzirme durumu

birlikte değerlendirilebilir.

Amaç yalnızca “lohusalık depresyonu var mı?” sorusuna yanıt vermek değil, annenin hangi tür ve düzeyde desteğe ihtiyaç duyduğunu belirlemektir.

Sık Sorulan Sorular

Doğum sonrası depresyon ne zaman başlar?

Belirtiler doğumdan sonraki ilk haftalarda başlayabileceği gibi daha sonraki aylarda da ortaya çıkabilir. Doğum sonrası ilk yıl içerisinde gelişmesi mümkündür.

Lohusalık depresyonu kaç gün sonra başlar?

Herkeste aynı değildir. ACOG’a göre postpartum depresyon en sık doğumdan yaklaşık 1–3 hafta sonra başlasa da başlangıç zamanı kişiden kişiye değişebilir.

Baby blues kaç gün sürer?

Lohusalık hüznü genellikle doğumdan birkaç gün sonra başlar ve çoğu kişide birkaç gün ila iki hafta içerisinde hafifler.

Baby blues ile postpartum depresyon arasındaki fark nedir?

Baby blues daha hafif ve kısa sürelidir. Doğum sonrası depresyonda belirtiler daha şiddetlidir, iki haftadan uzun sürebilir ve günlük yaşamı belirgin şekilde etkileyebilir.

Doğum sonrası depresyonda bebeğe karşı sevgi hissedilmez mi?

Bazı anneler bebeğine karşı sevgi hissederken yine de depresyon yaşayabilir. Bazılarında ise bebeğe bağlanma veya yakınlık hissetme konusunda güçlük görülebilir.

Doğum sonrası depresyonda aşırı kaygı olur mu?

Evet. Bebeğin sağlığı, güvenliği veya annelik yeterliliği konusunda yoğun ve sürekli kaygı görülebilir.

Doğum sonrası depresyon kendiliğinden geçer mi?

Bazı belirtiler zaman içerisinde değişebilir ancak gerçek postpartum depresyon profesyonel tedavi gerektirebilir. Belirtilerin ağırlaşmasını beklemek yerine değerlendirme almak daha uygundur.

Emzirirken depresyon ilacı kullanılabilir mi?

Bazı antidepresanların emzirme döneminde kullanılması mümkündür. Ancak hangi ilacın uygun olduğu anne ve bebek açısından bireysel olarak değerlendirilmelidir.

Doğum sonrası depresyon psikoz yapar mı?

Postpartum depresyon ve postpartum psikoz aynı durum değildir. Postpartum psikoz sanrı, halüsinasyon, ciddi kafa karışıklığı veya mani belirtileriyle seyreden ayrı ve acil bir psikiyatrik tablodur.

Doğum sonrası depresyonda hangi doktora gidilir?

Psikiyatri uzmanına başvurulabilir. Doğum sonrası takip yapan kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyla da belirtilerin paylaşılması önemlidir.

Sonuç

Doğum sonrası depresyon, doğumdan sonraki sıradan yorgunluk veya kısa süreli duygusal hassasiyetle aynı durum değildir.

Doğumdan sonraki ilk günlerde ortaya çıkan lohusalık hüznü çoğunlukla kısa sürede azalırken postpartum depresyon daha yoğun ve uzun süreli belirtilere neden olabilir.

Sürekli çökkünlük, hiçbir şeyden keyif alamama, yoğun kaygı, suçluluk, kendisini yetersiz anne olarak görme, uyuma fırsatı olduğu halde uyuyamama ve bebeğe bağlanmakta zorlanma önemli belirtiler arasında olabilir.

Belirtiler doğumdan hemen sonra ortaya çıkmak zorunda değildir. Doğumdan haftalar veya aylar sonra da başlayabilir.

Özellikle belirtiler iki haftadan uzun sürüyor veya annenin günlük yaşamını ve bebeğin bakımını etkiliyorsa profesyonel destek alınması önemlidir.

Kendine ya da bebeğe zarar verme düşüncesi, gerçeklikle bağın bozulması, olmayan sesleri duyma veya ciddi kafa karışıklığı gibi belirtiler varsa rutin randevu beklenmemeli ve acil sağlık desteğine başvurulmalıdır.

Doğum sonrası depresyon tedavi edilebilir. Erken değerlendirme annenin, bebeğin ve ailenin bu dönemi daha sağlıklı biçimde geçirmesine yardımcı olabilir.

Bu içerik bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı veya kişisel tedavi önerisi yerine geçmez.